İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

İhtiyaçlarına göre, sana özel ürünleri görmek için Teste Başla

Zayıflamakistiyorsun ?

Yağ Yakmak

Kas gelişimini hızlandırmak mıistiyorsun ?

Kas Gelişimi

Kilo ve Hacim mi kazanmak istiyorsun ?

Kilo ve Hacim

Yeni mibaşlıyorsun ?

Başlangıç

Geliştirme aşamasında mısın ?

Orta

Daha fazlasını mı istiyorsun ?

İleri

İhtiyaçlarına göre, sana özel ürünleri görmek için

Ürünleri Getir

Folik Asit Ne İşe Yarar, Faydaları Nelerdir?

90 Görüntülenme

Folik Asit Nedir?

Folik asit, folasin, folat ve B9 Vitamini gibi farklı formlar olarak da bilinen B vitaminlerinden biridir. Bu vitamin ağız veya enjeksiyon yoluyla vücuda alınabilir. Yetişkinlerin, gıdalardan veya besin takviyelerinden günlük alması önerilen folik asit miktarı 400 mikrogramdır.

Folik asit formundaki folat, folik asit eksikliğinin neden olduğu anemi hastalığının tedavisinde kullanılır. Folik asit ayrıca gebelik döneminde, nöral tüp sorunu (NTD) riskini azaltmak için kadınlar tarafından takviye olarak kullanılır. Erken gebelikte düşük folik asit seviyelerinin, NTD ile doğan bebeklerin yarısından fazlasına neden olduğuna inanılmaktadır. Dünya’da 80’den fazla ülke NTD’lerin oranını azaltmak için, belirli gıdaların folik asit ile güçlendirilmesini sağlamaktadır. Uzun süreli kullanılan folik asit takviyesinin ayrıca, inme ve kardiyovasküler hastalık risklerinde küçük azalmalar sağladığı belirtilmiştir.(1)

Folik asitin, bilinen yaygın bir yan etkisi yoktur. Ancak uzmanlar, vücutta yüksek miktarda bulunan folik asitin, henüz kanıtlanmamış olsa da B12 vitamini eksikliğini gizleyebileceği yönünde endişeleri olduğunu dile getirmektedir.

Folik asit aynı zamanda, DNA, RNA üretimi ve hücre bölünmesi için gerekli olan amino asitleri metabolize etme özelliklerinden dolayı vücut için gereklidir. Yeterli miktarda folik asit içeren besinler tüketilmemesi, folik asit eksikliği yaşanmasına neden olabilir. Bu da düşük sayıda büyük alyuvar hücrelerinin oluştuğu bir tür anemiye neden olabilir. Bu durumun oluşma belirtileri ise; yorgun hissetmek, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, dil üzerinde açık yaralar ve cilt veya saç renginde değişiklikler olabilir.

Yetişkinlerde olması gereken normal folik asit değeri, 7 nmol / L'den (3 ng / mL) daha büyük kan seviyeleri ile 10 ila 30 mg arasındadır. Belirli aralıklarla kan tahlili yaptırılarak, folik asit seviyeleri kontrol altında tutulabilir. (2)

Folik Asit Ne İşe Yarar?

Folik asit yeni hücrelerin üretilmesi ve bakımı, DNA sentezi, metilasyona doğru RNA sentezi ve DNA'daki değişikliklerin önlenmesi için gereklidir. Bu özelliklerinden dolayı aynı zamanda kanser önleyici vitamin olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle, bebeklik ve gebelik gibi sık hücre bölünmesi ve büyümesi yaşanılan dönemlerde oldukça önemlidir.

Folik asit eksikliği, DNA sentezini ve hücre bölünmesini engellemektedir. Bu durum en çok hücre bölünmesi sıklıkları nedeniyle, hematopoietik hücreleri ve neoplazmaları etkilemektedir. RNA transkripsiyonu ve bunu takiben protein sentezi, folat eksikliğinden daha az etkilenir, çünkü mRNA geri dönüştürülebilir ve tekrar kullanılabilirdir. Folit asit eksikliği, hücre bölünmesini sınırlar ve bundan dolayı eritropoez, kırmızı kan hücrelerinin üretimi engellenir ve büyük olgunlaşmamış kırmızı kan hücreleri ile karakterize megaloblastik anemiye yol açar.(3)

Hem yetişkinlerin hem de çocukların vücutları, normal kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturmak ve anemiyi önlemek için folik aside ihtiyaç duyar.

Folik Asit Faydaları

1. Hamilelikte Folik Asit

Hamilelikte folik asit alımı, azalmış nöral tüp sorunu (NTD) riski ile ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle hamile kalmayı planlanan kadınlara, hamilelik öncesi ve sırasında folik asit takviyesi kullanması tavsiye edilmektedir. Ancak kadınlar bu tavsiyeye, tam anlamıyla uymamaktadır. Buna ek olarak çoğu kadın, hamilelik planlamadığı halde gebe kalmakta ya da ilk üç aylık döneme kadar hamile olduklarını fark edememektedir, ki bu ilk üç ay da NTD riskini azaltmak için kritik bir dönemdir. Folik asidin sahip olduğu bu önemden ötürü çoğu ülke, buğday unu ve diğer tahıl ürünlerinin folik asit takviyesi ile güçlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir.(4)

“Spina bifida” hastalığı ile doğumun global yaygınlığı ile alakalı yapılan bir meta-analiz; tahılların folik asit takviyesi ile güçlendirilmesinin zorunlu olduğu ülkelerdeki spina bifida rahatsızlığı ile canlı doğumunun, güçlendirilme işlemleri yapılmayan diğer ülkelere kıyasla %30 az olduğunu göstermiştir. Hamilelik sırasında folik asit desteği ile ilgili yapılan bir meta-analizde; yenidoğan konjenital kalp sorunu yaşanması riskinin %28 daha az olduğu bildirilmiştir.

Doğum öncesi yapılan folik asit desteğinin, erken doğum riskini azalttığı görünmemiştir. Bir sistematik derleme; folik asidin doğumdan 9 yaşına kadar olan çocuklarda ölüm oranı, büyüme, vücut kompozisyonu, solunum veya bilişsel sonuçlara etkisinin olmadığını bildirmiştir. Ayrıca, annenin folik asit takviyesi ile desteklenmesi ve artırılmış çocukluk çağı astımı riski arasında herhangi bir bağlantı bulunamamıştır.

2. Doğurganlık ve Folik Asit

Hem erkek hem de kadınlarda doğurganlık için, folik asit (folat) gereklidir. Çünkü bu vitamin, spermatogeneze katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle, düşük doğurganlığı önlemek için güzel bir beslenme düzeniyle yeterli miktarda folik asit almak gereklidir. Ayrıca, folat metabolizmasında rol alan enzimlerin genlerindeki polimorfizmler, açıklanamayan kısırlık problemi olan bazı kadınlarda, doğurganlık komplikasyonlarının bir nedeni olabilir.

3. Kalp Hastalığı ve Folik Asit

Bir çalışmada; yıllar boyunca folik asit almanın, kalp hastalığı riskini %4 oranında azalttığı belirtilmiştir. Yapılan başka bir çalışmada ise; folik asidin, homosistein seviyelerini düşürürken bile kardiyovasküler hastalığı etkilemediği bulunmuştur. Ayrıca bu konuda birkaç çalışma; folik asit bakımından zengin beslenme stilinin, homosistein kan seviyelerini düşürerek kardiyovasküler hastalık riskini azaltmasıyla ilişkili olduğuna dair ön kanıt sağlamıştır.

4. İnme ve Folik Asit

Vücudu folik asit ile uzun süreli takviyelemenin, %10 oranında inme riskini azalttığı bulunmuştur. Sağladığı bu fayda folik asidin, homosistein konsantrasyonunun düzenlenmesinde rol oynaması ile ilişkili olabilir. Yapılan bir meta-analizde; inme riskinin sadece bazı bireylerde azaldığının görüldüğü belirtilmiştir. Bu yüzden de mevcut RDA'nın ötesinde folik asit ile ile takviyelenme ilgili kesin bir öneri belirlenmemiştir.(5)

Asya popülasyonlarında, Avrupa veya Kuzey Amerika'daki deneklere göre folik asit takviyesi ile inmeye karşı daha fazla korunma sağladığı görülmüştür. Gözlenen inme azalması, günde 5 mg folat takviyesi ile üretilen nabız basıncındaki azalmayla tutarlıdır, çünkü hipertansiyon inme için anahtar bir risk faktörüdür.

Folik asit takviyeleri genellikle ucuzdur ve kullanımı nispeten güvenlidir. Bu nedenle inme geçirmiş veya hiperhomosisteinemisi olan kişiler, folik asit dahil olmak üzere günlük B vitaminlerini tüketmeye teşvik edilir.

5. Kanser ve Folik Asit

Kanser riski açısından gıda ve folat takviyesinden folik asit alımı üzerine yapılan çalışmalar, kronik alımın yeterliliğine dayanmaktadır. Folik asidin kronik olarak yetersiz alınması; kolon, meme, yumurtalık, pankreas, beyin, akciğer, rahim ağzı ve prostat kanseri riskini artırabilir. Yapılan başka çalışmalar; aşırı sentetik folat diyet takviyesi alımının belirli kanser türlerini, özellikle de prostat kanseri riskini artırabildiğini göstermiştir. Bunun aksine, 2017 yılında yapılan bir derlemede; folat takviyeleri ile kanser riski arasında bir ilişki bulunamadığı belirtilmiştir.

6. Nörolojik Durumlar ve Folik Asit

Bazı kanıtlar, folat eksikliği ile depresyon gibi nörolojik durumlar arasında bir bağlantı olduğunu belirtmektedir. Rastgele seçilen kontrollü çalışmalardan elde edilen sınırlı kanıtlar; folik asidin, selektif serotoninin geri alım inhibitörlerine fayda sağlayabileceğini göstermiştir. Folik asit, bilişsel işlevlerle ilişkili olan homosistein seviyelerini de azaltabilir.

Etiketler: Folik Asit

disclaimer

Mobil görünüm için tıklayın.
Top