Berberin bitkilerde doğal olarak bulunan ve insan vücuduna faydalı etkileri olduğu bilinen bir alkaloid türüdür. Berberis vulgaris (Diken üzümü/Karamuk/Kadıntuzluğu) gibi daha çok berberis cinsine ait bitkilerde bulunur. Berberin, Çin ve Pers tıbbında uzun bir geçmişe sahip olup yüzyıllardır tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalar, berberinin birçok farklı farmakolojik etkiye sahip olduğunu da ortaya koymuştur.
Bu yazıda berberinin ne olduğu, ne işe yaradığı, faydaları ve hangi besinlerde bulunduğunun yanı sıra kilo kontrolü üzerindeki etkisi gibi konuları ele alıyoruz.
Berberin, berberis bitkilerinde bulunan başlıca etkin maddedir. Berberin, berberis türlerinin kökleri, köksapları, kabukları ile gövdelerinde bulunur ve bitkinin tıbbi etkilerinden büyük ölçüde sorumludur (1, 2). Berberin, özellikle hücrelerin kendini savunma mekanizmalarını harekete geçirerek oksidatif stresi ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olmasıyla bilinir.
İnsanlar üzerinde yapılan klinik çalışmalar, berberinin yüksek dozlarda kullanıldığında genel olarak güvenli olduğunu göstermiştir (3, 4).
Berberinin; kan şekerini düşürebilme, kalp sağlığını destekleme, beyin fonksiyonlarına katkıda bulunma, kilo kontrolünü destekleme ve iltihaplanmayı önleyebilme gibi pek çok potansiyel faydaya sahip olduğu araştırmalarda ortaya konmuştur. (5, 6).
Berberine faydalarını daha detaylı bir şekilde inceleyecek olursak:
Berberin, günlük besinlerle kolayca alınabilen yaygın bir besin öğesi değildir. Bunun yerine, bazı bitkilerin özellikle kök, kabuk veya gövde kısımlarında bulunan bitkisel kökenli bir bileşiktir.
Berberin içeren bitkiler, Türkiye’de dahil olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yetişmektedir. Özellikle kadın tuzluğu (karamuk) olarak bilinen berberis türleri, ülkemizde en çok tanınan berberin kaynakları arasındadır. Doğu Anadolu başta olmak üzere bazı bölgelerde doğal olarak yetişen bu bitkinin meyveleri gıda olarak kullanılsa da berberin maddesi esas olarak kök ve kabuk kısımlarında bulunur.
Buna karşılık Goldenseal, Chinese Goldthread (Coptis chinensis) ve Yellow Root gibi bitkiler Türkiye’ye özgü değildir ve halk arasında yaygın olarak bilinmemektedir. Bu bitkiler daha çok Kuzey Amerika veya Asya kökenlidir ve genellikle geleneksel tıp sistemlerinde kullanılır. Türkiye’de bu bitkilere doğrudan ulaşılamasa da bazı berberin takviyelerinde bulunabilirler.
Berberin, genel olarak güvenli kabul edilen bir gıda takviyesi olsa da özellikle sağlık problemleri yaşayan bireylerde veya yanlış kullanıldığında bazı yan etkiler gösterebilir. En sık görülen berberine yan etkileri arasında ishal, mide bulantısı, karın ağrısı, şişkinlik, gaz veya kabızlık gibi sindirim sistemi problemleri bulunur (17).
Berberin aynı zamanda vücudun ilaçları işlemesinde görevli bazı sistemleri etkileyebildiği için düzenli kullanılan ilaçlarla birlikte etkileşime girebilir. Bu nedenle düzenli ilaç kullanan kişilerin, berberin kullanmadan önce bir doktora danışmaları önerilmektedir (18).
Berberin ve krom pikolinat kan şekeri düzenlenmesine yardımcı olabilen oldukça popüler iki farklı besin takviyesidir. Ancak kaynakları ve etki mekanizmaları açısından birbirlerinden tamamen farklı özelliklere sahiptirler.
Berberin, berberis vulgaris ve coptis chinensis gibi bitkilerden elde edilen, doğal kökenli bir alkaloittir. Yapılan araştırmalar, berberinin metabolizma üzerinde güçlü etkiler gösterdiğini; iltihaplanmayı azaltıcı ve kan yağlarını düşürücü özelliklere sahip olduğunu ortaya koymaktadır (1).
Krom pikolinat ise vücudun, krom mineralini daha iyi emebilmesi için kromun pikolinik asitle birleştirilmesiyle geliştirilmiş, yapay olarak üretilen bir bileşiktir. Krom, insülinin etkisini desteklemesi ve glikoz metabolizmasında önemli rol oynamasıyla bilinmektedir (19).
Berberin; toplam kolesterolü, LDL (kötü kolesterol) ve trigliserit düzeylerini düşürürken, HDL (iyi kolesterol) seviyelerini artırmaya yardımcı olur. Ayrıca C-reaktif protein (CRP) gibi iltihaplanmayla ilişkili göstergeleri azaltarak vücuttaki iltihaplanmayı da düşürebilir. Krom pikolinat ise bu anlamda kan yağları ve iltihaplanma üzerinde daha hafif etkilere sahiptir. Bazı çalışmalarda, 8–12 haftalık kullanım sonrasında LDL ve toplam kolesterol düzeylerinde düşüş gözlemlendiği bildirilmiştir (8, 20).
Evet, bilimsel çalışmalar berberinin iştahı azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Berberin, iştahı artıran bazı sinyalleri baskılayarak daha az yeme isteği oluşmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca tokluk hissini güçlendiren ve iştahı azaltan GDF15 adlı hormonun seviyelerini artırarak daha uzun süre tok hissetmeye destek olabilir. Bu etkiler, berberine kullananlar için kilo yönetimi sürecinde ek bir avantaj sağlayabilir (21, 22).
Evet, bilimsel çalışmalar berberinin, dengeli beslenme ve düzenli egzersiz ile birlikte kullanıldığında, zayıflamaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Yapılan bir araştırmada berberinin insanlarda vücut kitle indeksi ve bel çevresindeki yağları azalttığı ortaya konmuştur.
Ayrıca berberin, vücudun enerji sensörü gibi çalışan AMPK adlı sistemi harekete geçirerek metabolizmayı destekleyebilir. Bu sayede vücut yağı daha verimli kullanıp yakmaya eğilim gösterebilir ve insülinin etkisi artarak kan şekerinin daha dengeli yönetilmesine katkı sağlayabilir. Öte yanda, iştahı azaltmaya ve tokluk hissini artırmaya da yardımcı olabilir. Berberin, bağırsak florasının dengesini destekleyerek metabolizmanın daha düzenli çalışmasına ve vücudun enerjiyi daha iyi kullanmasına da katkı sağlayabilir (12, 23, 24)
Çoğu çalışmada günde 2–3 kez 500 mg (toplam 1000–1500 mg/gün) berberin kullanımı tercih edilmiştir. Berberine kapsül kullananlar için bu dozlama pratik bir referans olabilir. Berberin, kan şekeri seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olduğu için yemekten önce, yemek sırasında ya da yemekten sonra alınabilir; ancak mide rahatsızlığını önlemek için mutlaka yemekle birlikte alınması önerilir. Ayrıca berberin ekstresi tek başına düşük biyoyararlanıma sahip olabildiğinden, bazı kullanıcılar emilimi artırmak amacıyla devedikeni veya siyah biber ekstresi (piperin) ile birlikte almayı tercih etmektedir (4, 18).
Evet karamuk, halk arasında kadıntuzluğu olarak bilinen berberis bitkisinin Türkçedeki adıdır. Bu bitkinin özellikle Berberis vulgaris türünde, doğal olarak berberin adlı etken madde bulunur. Yani karamuğun insan vücuduna faydalı olduğu bilinen bileşenlerinden biri berberindir; bu yüzden berberin takviyeleri de genellikle bu bitkiden elde edilir (4).
Hayır, berberin kızılcık değildir. Berberin bir meyve değil, bazı bitkilerde doğal olarak bulunan etken bir bileşiktir. Kızılcık ile karıştırılabilse de berberin esas olarak karamuk/kadıntuzluğu gibi bitkilerde bulunur. Kızılcık meyvesi berberin içermez; buna karşılık karamuk bitkisinin kök, kabuk ve gövde kısımları berberin açısından zengindir. Bu nedenle berberin takviyeleri kızılcıktan değil, Berberis türlerinden elde edilir.
Berberin, kan şekerinin aşırı düşmesini önlemek ve mide rahatsızlığını azaltmak için yemekle birlikte veya yemekten hemen sonra alınmalıdır. Bazı kullanıcılar herhangi bir yan etki hissetmesede, hassas bünyelerde aç karnına kullanımı bazı kişilerde mide bulantısı ve rahatsızlığa yol açabilir (4).
Evet, berberin özellikle yeni kullanılmaya başlandığında bazı kişilerde hafif şişkinlik veya gaz gibi yan etkiler gösterebilir, ancak bu etkiler genellikle geçicidir (19).
Berberin, doğru kullanıldığında herhangi bir yan etki oluşturmasa da yanlış kullanımlarda veya kronik mide rahatsızlığı gibi özel sağlık durumlarında mide bulantısı, kramplar veya kabızlık görülebilir. Bu durum, özellikle aç karnına alındığında veya alınması gerekenden daha yüksek dozlarda kullanıldığında ortaya çıkabilir (4).
Berberin, kan şekeri ve lipid (yağ) düzeylerinin düzenlenmesine yardımcı olmak amacıyla günde 2–3 kez 500 mg olacak şekilde, yemeklerle birlikte alınması tavsiye edilir (4).
Yapılan bir araştırma da günde iki kez 500 mg berberin kullanımıyla 4 hafta içinde hem açlık kan şekeri hem de yemek sonrası kan şekeri düzeylerinde anlamlı düşüşler görülmüştür. Bu bulgu, berberinin etkilerinin genellikle ilk birkaç hafta içinde ortaya çıkmaya başladığını göstermektedir (20).
Berberin kullanırken ürünün içeriği, doz bilgisi ve kullanım talimatları dikkatle okunmalı; özellikle yemekle birlikte alınmasına özen gösterilmelidir. Hassas mideye sahip kişiler düşük dozla başlayıp tolere ediş durumuna göre artırmayı tercih edebilir. Farklı berberin markaları arasında içerik ve kapsül formu değişebileceğinden, düzenli ve bilinçli kullanım önemlidir.
Bilimsel çalışmalara göre berberin kullanımı uyku hali oluşturmamaktadır. Bazı kişilerde zaman zaman hafif bir yorgunluk hissi bildirildiği olsa da, bunun uyku haliyle ilişkili olmadığı; genellikle kan şekeri dengelenmesine veya vücudun uyum sürecine bağlı geçici bir etki olduğu belirtilmektedir.
Berberinin cinsel fonksiyonlar üzerinde bir etkisi olduğu hakkında henüz kanıtlanmış bir araştırma bulunmamaktadır. Ancak kan akışını ve insülin duyarlılığını iyileştirmeye yardımcı olduğu doğrulanmıştır. Bu etkileri sayesinde berberinin, cinsel sağlık açısından faydalı özelliklere sahip olduğu düşünülse de daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.