İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

Zayıflamakistiyorsun ?

Yağ Yakmak

Kas gelişimini hızlandırmak mıistiyorsun ?

Kas Gelişimi

Hacim mi kazanmak istiyorsun ?

Hacim

Yeni mibaşlıyorsun ?

Başlangıç

Geliştirme aşamasında mısın ?

Orta

Daha fazlasını mı istiyorsun ?

İleri

İhtiyaçlarına göre, sana özel ürünleri görmek için

Ürünleri Getir

Elektrolitler ve Vücuda Etkileri Nelerdir?

Elektrolitler, suda çözündükleri zaman küçük ve elektrik yüklü partiküller olan iyonlara bölünen minerallerdir.

Elektrolitler Nedir?

Elektrolitler, suda çözündükleri zaman küçük ve elektrik yüklü partiküller olan iyonlara bölünen minerallerdir. Kanda ve hücrelerde bulunan elektrolitler, vücut sıvılarını regüle ettikleri için fiziksel aktiviteler sırasında önem kazanırlar. Tansiyonu normal seviyede tutan ve kas ve sinir fonksiyonlarını destekleyen sodyum ve klorid, en çok bilinen elektrolitlerdendir. Takımın geri kalanında ise, kasların kasılmasına yardımcı olan kalsiyum; sağlıklı hücre fonksiyonları için destek veren magnezyum; enerji seviyesini ve pH dengesini düzenleyen potasyum ve fosfat vardır.

Elektrolitlerin Vücuda Etkileri

Elektrolitler vücuttaki sıvı dengesini sağlayan ve sinir ve kas fonksiyonları için mutlaka gerekli olan besinlerdir. Spor içeceklerine daha çok sodum ve potasyum eklenir. Genellikle kısa süreli egzersizlerde elektrolit takviyesine ihtiyaç yoktur çünkü terin %99’u sudan ve %1’i elektrolitlerden oluşur. Su, dengeli bir diyet ile birleştiği zaman, vücudun normal sıvı ve elektrolit ihtiyacını karşılamaya yeter. Elektrolit takviyesi, özellikle sıcak bir ortamda yapılan ve 2 saatten fazla süren aralıksız aktivitelerin sonunda alındığında faydalı olabilir.

Egzersiz sırasında vücudun elektrolit dengesinde değişme olabilir. Spordan sonra deodorant bulmak, sorunun sadece bir kısmıdır; vücut terleme yoluyla elektrolit kaybettiği zaman, bu kendini kas krampları, yorgunluk, mide bulantısı ve zihin bulanıklığı olarak gösterir. Eğer elektrolit takviyesi yetersiz kalırsa, bir sonraki antrenmanda kaslar tam güçleriyle çalışamayabilir.

Başlıca Elektrolitler ve İşlevleri

Sodyum

(Na+) – Hücre dışı sıvıdaki osmotik basıncın çoğunu sodyum yaratır ve hücre dışı sıvıda en çok bulunan katyondur. Nöronların ve kas hücrelerinin arasındaki elektriksel aktivite için gereklidir. Sodyum konsantrasyonunu regüle eden bir numaralı madde aldosterondur; görevi de nefron ünitesinin dış taraftaki tübülünü uyararak fazla sodyumu dışarı atmaktır. Sodyum dengesizliği hiponatremi ya da hipernatremiye yol açar.

Hiponatremi, aşırı terleme, diyare (ishal), baş dönmesine yol açan kusma, kafa karışıklığı, güçsüzlük, düşük tansiyon ve şok sebebiyle gerçekleşir.

Hipernatremi, aşırı su kaybı ya da aşırı sodyum tüketmeye bağlı, ya da aşırı susuzluk ve ajitasyona bağlı olarak hücre içi sıvı kaybıyla gerçekleşir.

Potasyum

(K+) – Hücre içi sıvıdaki osmotik basıncın çoğunu potasyum yaratır ve hücre içi sıvıda en çok bulunan katyondur. Nöronların ve kas hücrelerinin arasındaki elektriksel aktivite için gereklidir. Potasyum konsantrasyonunu regüle eden bir numaralı madde aldosterondur; görevi de nefron ünitesinin dış taraftaki tübülünü uyararak fazla potasyumu dışarı atmaktır. Potasyum dengesizliği hipokalemi ya da hiperkalemiye yol açar.

Hipokalemi, kusma, diyare, yorgunluğa yol açan böbrek hastalıkları, kafa karışıklığı ve kalple ilgili bozukluklar sonucunda gerçekleşir.

Hiperkalemi, güçsüzlüğe yol açan Addison hastalığı, anormal hisler ve kalp krizine yol açan aritmiler sonucunda gerçekleşir.

Kalsiyum

(Ca+2) – Vücuttaki kalsiyumun %98’i kemiklerde ve dişlerde bulunur. Nöronların ve kas hücrelerinin normal tepki vermeye devam etmeleri ve kan pıhtılaşması için gereklidir. Kalsiyumun plazma seviyesini kontrol eden regülatör, paratiroid hormonudur. Dengesizliği hipokalsemi ya da hiperkalsemiye yol açar.

Hipokalsemi, kalsiyum eksikliğinden doğan kasılmalara yol açan hipoparatiroidizm ya da az kalsiyum alımına bağlı ortaya çıkar.

Hiperkalsemi, kas güçsüzlüğüne, kemiklerin zayıflamasına ve böbrek taşlarına yol açan hiperparatiroidizm sonucunda ortaya çıkar.

Magnezyum

(Mg+2) – Vücuttaki magnezyumun %50’si kemiklerde bulunur. Hücre içi sıvıda en çok bulunan katyondur ve özellikle kalpteki hücreler başta olmak üzere sinir ve kas hücrelerinin aktiviteleri ve ATP üretimi için gereklidir.

Klorid

(Cl¬) – Klorid, hücre dışı sıvıda en çok bulunan anyondur. Hücrelerin içine kolaylıkla girebilir ve çıkabilir. Osmotik basıncı regüle etmeye yardım eder. Gastrik sıvıların içerisindeki hidroklorik asitin bir parçasıdır ve pasif olarak sodyumu takip etme eğilimi gösterir.

Bikarbonat

(HCO3-) – Bikarbonat tampon sisteminin önemli bir anyonudur. Karbondioksiti kan içerisinde taşımak için kullanılır. Dışarı atılmasını böbrekler kontrol eder ve ihtiyaç doğduğu takdirde tekrar geri absorbe edilebilir.

Fosfat

(HPO4-2) – Vücuttaki fosfatın %85’i kemiklerde ve dişlerde bulunur. Hücre içi sıvısında bulunan temel anyonlardan biridir. Fosfat DNA, RNA, ATP, fosfolipitler, ve aynı zamanda fosfat tampon sisteminin bir parçasıdır.

Sülfat

(SO4-2) –  Sülfat, bazı amino asitlerin ve proteinlerin bir parçasıdır.

Eksik Elektrolitleri Yerine Koyun

Elektrolitler, vücut sıvılarının doğal bir parçası olan tuzlardır. Bir atlet (bir bahçıvan, postacı ya da fiziksel aktivitesi yüksek biri) terlediği zaman elektrolitler ter yoluyla vücuttan dışarı atılır.  Eğer elektrolitler çok hızlı kaybolursa, vücut bunları aynı hızda yerine koyamayabilir. Spor içeceklerinde, ter yoluyla kaybolan elektrolitleri yerine koymak için klorid, sodyum ve potasyum gibi elektrolitler bulunur. Elektrolit takviyesi, vücudun susuz kalmasını da önlemeye yardımcı olur. Eğer dikkatli olunmazsa, susuz kalmak (dehidrasyon) ciddi problemlere yol açabilir. Elektrolitler, sıvıların kana daha çok nüfuz etmesine yardımcı olur. Enerji harcayan biri 30 dakika gibi kısa bir sürede susuz kalabilir. Bu sebeple atletlerin spor yapmaya başlamadan önce dahi bir spor içeceği içmeleri tavsiye edilir.

1 Saatten Fazla Süren Egzersizlerde Elektrolitleri İhmal Etmeyin

Sıvı takviyesine ek olarak, özellikle sıcak ve nemli ortamlarda yapılan ve 1 saatten fazla süren egzersizlerde, elektrolit takviyesi şarttır. Temel elektrolitlerin başında sodyum (genelde kloride bağlıdır), potasyum, magnezyum ve kalsiyum gelir. Bu elektrolitler metabolik aktvitelerde kullanılır ve kas fonksiyonları dahil, tüm hücrelerin normal fonksiyonlarını yerine getirmeleri için gereklidirler.

Elektrolit dengesizliğinin belirtileri dehidrayon belirtilerine benzer: bulantı, kusma, kaslarda güçsüzleşme, kramp, kas seyirmesi, genel yorgunluk, nefes almada zorluk, batma ve yanma hissi ve kafa karışıklığı. Aşağıdaki tabloda temel elektrolitlerin işlevleri, egzersiz sırasında alınması gereken dozları ve atletler için günlük alınması gereken miktarlar verilmiştir.

Eğer 1 saatten uzun süren yoğun bir egzersizin ardından atletler elektrolit içeren bir içecek ile takviye almazlarsa, hayati tehlikeye sahip bir durumla karşılaşabilirler. Şimdiye kadar pek çok atlette “su zehirlenmesi” adı verilen bir durumla karşılaşılmıştır. Bu vücuttaki suyun fazla olmasından değil, tuzun az olmasından kaynaklanan bir durumdur; kandaki sodyum seviyesi tehlikeli bir şekilde düşer ve felç, koma ve hatta ölüme sebep olabilen elektrolit dengesizliğine yol açar.

Kafa karışıklığı, denge kaybı, kusma ve kaslarda güç kaybı gibi ilk belirtiler, susuz kalma belirtileri ile benzerlik gösterir. Unutmayın: Uzun süren antrenmanlarda sağlığınızı korumak için, aşağıdaki listede yer alan elektrolitleri içeren spor içecekleri içmeyi ihmal etmeyin.

Elektrolit

Temel İşlevi

240-360 ml. Sıvı İçin Doz

Günlük Tüketim Miktarı

Sodyum

Kasların kasılması ve sinirler arası iletişim kurma

150-250 mg

1,500-4,500 mg

Klorid

En yoğun kas fonksiyonları

45-75 mg

 

Potasyum

Kasların kasılması, sinirler arası iletişim kurma ve glikojen yapımı

50-80 mg

2,500-4,000 mg

Magnezyum

Kasların gevşemesi ve ATP (enerji) üretimi

20-30 mg

400-800 mg

Kalsiyum

Kemik sağlığı, sinirler arası iletişim kurma ve kasların kasılması

10-15 mg

1,200-1,600 mg

disclaimer

Mobil görünüm için tıklayın.
Top